Son dönemde ülkemizin farklı bölgelerinde eğitim kurumlarında meydana gelen silahlı saldırı ve ağır şiddet olayları, çocukların ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkının ciddi bir tehdit altında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Güvenli olması gereken okulların, giderek riskli ve kontrolsüz alanlara dönüşmesi kabul edilemez bir durumdur.

 

Yaşanan bu olayların münferit olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksine bu vakalar; eğitim sisteminde koruyucu ve önleyici mekanizmaların yetersizliğini, denetim eksikliğini ve kamusal sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmediğini göstermektedir. Çocukların güvenliğini sağlamak, devletin devredilemez ve ertelenemez bir yükümlülüğüdür.

 

Çocukların eğitim gördüğü alanlarda şiddetin bu denli görünür hale gelmiş olması; yalnızca bireysel değil, aynı zamanda yapısal bir sorunun varlığına işaret etmektedir. Eğitim kurumlarında güvenlik politikalarının güçlendirilmemesi, erken müdahale sistemlerinin kurulmaması ve psikososyal destek mekanizmalarının yetersiz kalması, bu tür olayların artmasına zemin hazırlamaktadır.

 

Ayrıca, çocukların şiddet içerikleriyle erken yaşta ve kontrolsüz biçimde karşı karşıya kalmasının, toplumsal şiddet eğilimini besleyen önemli etkenlerden biri olduğu göz ardı edilmemelidir. Televizyon yayınlarında şiddet barındıran içeriklerin daha sıkı denetlenmesi, çocukların internet ve sosyal medya erişiminde yaşlarına uygun koruyucu sınırlamaların etkin biçimde uygulanması, dijital platformlara yönelik denetim ve yaptırımların artırılması büyük önem taşımaktadır.

 

Şiddet içeren dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkileri de ciddiyetle değerlendirilmelidir. Bu alanda gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, zararlı içeriklere erişimin engellenmesi ve toplumun tüm kesimlerinin çocukları bu tür içeriklerden koruma konusunda ortak sorumluluk üstlenmesi gerekmektedir.

 

Bu çerçevede;

• Okullarda etkili güvenlik ve denetim mekanizmaları derhal tesis edilmeli,
• Silaha erişimin önlenmesine yönelik idari ve hukuki tedbirler artırılmalı,
• Rehberlik ve psikolojik destek hizmetleri güçlendirilerek erken risk tespiti yapılmalı,
• Eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi için bütüncül politikalar gecikmeksizin uygulanmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki; çocukların ve öğretmenlerin güvenliğinin sağlanamadığı bir eğitim ortamında ne eğitim hakkından ne de sağlıklı toplumdan  söz edilebilir. Çocukların  korku değil güven içinde eğitim gördüğü , öğretmenlerimizin görevlernizi yaparken güvenlik kaygısı yaşamadığı bir düzenin sağlanması, kamu otoritelerinin asli görevidir.

 

Giresun Barosu olarak; çocukların ve eğitim emekçileri öğretmenlerimizin  yaşam hakkını, güvenliğini ve üstün yararını tehdit eden her türlü ihmal ve sorumsuzluğun karşısında olduğumuzu, sürecin takipçisi olacağımızı ve gerekli tüm hukuki girişimlerde bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

GİRESUN BAROSU
ÇOCUK HAKLARI DANIŞMA VE UYGULAMA KOMİSYONU

Tarih : 16.04.2026
Okunma : 15

© 2026 - Giresun Barosu

Adres : Çıtlakkale Mah. Atatürk Bulvarı No.121/1 - GİRESUN / Telefon: 0454 215 76 57 / Faks: 0454 215 76 58)
Adli Yardım Bürosu: 0 454 215 76 69 | Sosyal Tesis : 0 454 215 76 69 / D:17
E Posta : giresunbarosu@gmail.com | KEP Adresi: giresunbarosubaskanligi@hs01.kep.tr
E-Tebligat Numarası: 35366-96939-85090
Giresun Barosu Union of Black Sea Countries Bar Association (BCBA) üyesidir.