Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesinde yayınlan ve Son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan   Buluğ  çağının alt sınırı erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir şeklinde açıklaması ve yine Dini terimler sözlüğünün Nikah ile ilgili kısmında ‘Buluğ çağına erişmiş kadının velisi olmaksızın kendisinin nikahlanabilmesi mümkün olmakla birlikte, velisinin de bulunması menduptur” şeklindeki ibare yoğun eleştiriler almıştır (Mendup: kesin bir emir olmamakla birlikte yapılması daha doğru olan anlamına gelmektedir). 
 
              Web sitesinde yer alan açıklamalar bir araya getirildiğinde buluğ çağına gelen çocuğun evlenebileceği gibi bir anlam ortaya çıkabilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesinden bir açıklama yaparak, buluğ çağında olanlar evlenebilir dememiştir, olaydan sonra yaptığı muhtelif basın açıklamalarıyla da  bunu yalanlamıştır. Ancak  buluğ çağı yaşını 9 ve 12 olarak açıklayıp nikahlanma yaşının da buluğ çağına ermekle olduğu belirtilince ortaya bu tartışmaların çıkması doğaldır. 

              Üstelik ‘ buluğ çağına gelen kadın’ ifadesi dahi doğru bir tanımlama olmayıp  Buluğ çağı fiziksel bir değişim ve gelişimi ifade etmekte  ise de çocukluktan çıkış yaşı olmayıp çocukluktan çıkıldığı anlamına da gelmemektedir.  
             
            Zira  ne hukuken ne de fiziken 18 yaşına gelmemiş erkek ya da kız bir birey çocukluktan çıkmış sayılamaz. Kaldı ki buluğ çağı dahi yaşanılan coğrafya, iklim özellikleri, aileden gelen kalıtsal özellikler ve kişiye göre değişen sair birçok etkene göre her birey için değişen bir olgudur. Buluğ çağındaki tüm erkek ve kız çocuklar henüz çocuktur, başta ailesi olmak üzere hepimizin ilgisine, sevgisine ve korunmasına muhtaçtır. Onların çocuk yaşında evlenebileceğini düşünmek ise başta bu anlaşılmaya sebep olan açıklamayı yapanların dahi kendi çocuklarının başına böyle bir durum gelmesi halinde kendilerinin bile kabul etmeyecekleri başlı başına büyük bir suçtur.  Bu suça ortak olanlar, zemin hazırlayanlar ve göz yumanlar da bu suçu işleyenler kadar sorumludur.

             Toplumumuzun geldiği noktada, erkek ya da kız fark etmeksizin çocuklara karşı işlenen taciz suçlarının bu denli yoğun yaşandığı günümüzde çocukları korumak, kollamak ve bu tür yanlış anlaşılmalara neden olacak beyanların karşısında olmamız gerekir. Aksi bir yaklaşım asla kabul edilemez.
 
            Ayrıca ülkemizin içinde bulunduğu hassas dönem itibarıyla herşeyden önce birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bugünlerde ülkemizin tek ve en önemli sorunu buymuş gibi Diyanet işleri Başkanlığı’nın bu şekilde toplumda tartışmalara ve ayrışmalara neden olacak alanlar açmak yerine milletimizin birlik ve beraberliğini pekiştirecek; farklılıklarımızın zenginliklerimiz olduğunu ve aynı ülkenin yurttaşları olarak hoşgörü ve barışı temin edecek faaliyet ve açıklamalarda bulunmasının  daha doğru olacağı düşüncesinden hareketle; bu ve benzeri yanlış anlaşılmalara neden olacak tüm açıklamalardan ve faaliyetlerden kaçınmalıdır. Aksi halde toplumda oluşan yanlış algı devam edecek, çocuk yaştaki evliliklere meşruluk kazandıran bir söylemmişçesine yorumlanabilecektir.        
 
          Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığının yetkililerinin yukarıdaki hassasiyetleri göstererek gereğini yapmasını  yapılmadığı takdirde, devletin ilgili kurumlarının sorumlular hakkında gereğini yapmaya davet ediyoruz.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.  Giresun Barosu

Tarih : 6.1.2018
Okunma : 524

© 2018 - Giresun Barosu

Adres : Çıtlakkale Mah. Atatürk Bulvarı No.121/1 - GİRESUN / Telefon - Faks : 0 454 215 76 57 / 0 454 215 76 58
Adli Yardım Bürosu: 0 454 215 76 69 | Sosyal Tesis : 0 454 215 76 69 / D:17
E Posta : giresunbarosu@gmail.com
Giresun Barosu Union of Black Sea Countries Bar Association (BCBA) üyesidir.